‘Küt’ diye ölmeyelim
Sosyal medyada sağlık sorunlarına hızlı çözüm vaadiyle tanıtılan merdiven altı, kontrolsüz uygulamalar can alabiliyor. İnternette boyun ve bel ağrılarına kısa sürede çözüm sunduğu öne sürülen kütletme uygulamalarına ilişkin çok sayıda reklam bulunuyor. Basit gibi gösterilen bu işlemler, bir doktor tarafından muayene edilmeyen hastaya eğitimsiz kişiler tarafından uygulandığında ölümcül sonuç yaratabiliyor. İstanbul Beyoğlu’nda sırt ve boyun ağrısı şikâyetiyle Şenol Karataş’ın evine giden Berat Topay (42) masaj ve hacamatın ardından boynunun kütletilmesiyle fenalaştı. Beynine pıhtı atan Topay kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Şüpheli tutuklanırken, uzmanlar eğitimsiz kişilerin yaptığı müdahalelere karşı uyarıyor.
Tehlike kütletmeyle sınırlı değil; sosyal medyada şifa, ağrıdan ve toksinlerden kurtulma vaatleriyle pazarlanan hacamat da evlere kadar taşınıyor. Kütletme uygulamalarının yanı sıra hacamat da sosyal medyada pazarlanıyor. Hacamat için bazı hesaplardan doğrudan randevu alınırken, “evde hacamat” adı altında kişilerin evlerine hizmet götürülüyor. Halk arasında hacamat olarak bilinen yaş kupa uygulamasında cilde küçük, yüzeysel kesiler atılarak kan alınıyor. Bu nedenle işlem, kanla temasın söz konusu olduğu bir sağlık uygulaması niteliği taşıyor. Buna rağmen evlerde, güzellik merkezlerinde, kuaförlerde, masaj salonlarında ve ruhsatsız iş yerlerinde yapıldığı görülüyor.
Sosyal medya sorumsuzluğu
Tehlikeyi büyüten bir başka unsur, sosyal medya reklamları. Sağlık hizmetlerinde açık veya örtülü reklam yapılmasına ilişkin sıkı kurallar bulunmasına rağmen hacamat için çok sayıda video ve ilan yayımlanıyor. “Hastalığa iyi gelir”, “tek seansta ağrıyı bitirir” ve “vücudu toksinlerden arındırır” gibi bilimsel sınırları aşan vaatler, kişileri yetkisiz kişi ve kuruluşlara yönlendiriyor.
‘Anatomi bilgisi gerekiyor’
İstanbul Aydın Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Halil Ural, manuel terapi, osteopati ve kiropraktik uygulamaların bilimsel temelleri bulunduğunu ancak doğru tanı konulduktan sonra ve doktor kontrolünde yapılması gerektiğini söyledi. Sosyal medyadaki “Yaptırdım, ağrım geçti” türündeki paylaşımların kişilere cazip geldiğini belirten Ural, bu uygulamaların tek başına tedavi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kendisini “şifacı” veya “kütletmeci” olarak tanıtan kişilerin yaptığı uygulamalara da dikkat çeken Ural, “Anatomi, endikasyon, tanı ve tedavi bilgisi olmadan yapıldığında ciddi komplikasyonlara yol açabilir” dedi. Boyun ve omurga bölgesinin son derece hassas olduğuna dikkat çeken Ural, “İnsanlar arabalarını bakıma götürürken bile yetkili servis araştırıyor. Ancak söz konusu kendi sağlıkları olduğunda aynı hassasiyeti göstermeyebiliyorlar. Basit bir kas ağrısını gidermek isterken sağlığınızı, hatta hayatınızı kaybedebilirsiniz” diye konuştu.
Hekim olması yeterli değil
Sağlık Bakanlığı’nın 28 Nisan 2026’da yürürlüğe giren yeni yönetmeliğine göre kupa uygulaması, yalnızca bakanlıkça yetkilendirilmiş sağlık tesisleri bünyesindeki uygulama merkezleri veya ünitelerinde, ilgili alanda bakanlıkça tescilli sertifikaya sahip uygulayıcılar tarafından gerçekleştirilebiliyor. Bakanlığın güncel sertifikalı eğitim programında “Kupa Uygulaması” eğitiminin katılımcıları da tabipler olarak belirtiliyor. Dolayısıyla uygulamayı yapan kişinin hekim olması yeterli değil, işlemin gerçekleştirildiği sağlık kuruluşunun da yetkilendirilmiş olması ve hacamatın yetkili merkezlerde belirli sağlık ve hijyen kuralları çerçevesinde yapılması gerekiyor.